I. tip hata, doğru olmasına ve reddedilmemesi gerekmesine rağmen sıfır hipotezi reddedildiğinde, hipotez test sürecinde ortaya çıkan bir tür hatadır.
Hipotez testinde, bir testin başlangıcından önce boş bir hipotez kurulur. Bazı durumlarda, sıfır hipotezi, test edilen öğe ile testin sonucunu tetiklemek için test konusuna uygulanan uyaranlar arasında hiçbir neden-sonuç ilişkisi olmadığını varsayar.
Bununla birlikte, sıfır hipotezinin reddedildiği durumlarda hatalar meydana gelebilir, yani gerçekte yanlış bir pozitif olduğunda test değişkenleri arasında bir neden-sonuç ilişkisi olduğu belirlenir. Bu yanlış pozitiflere tip I hatalar denir.
Önerilen makale: girişimcilik fikirleri hakkında bilgi almak ve güncel girişimcilik haberlerine ulaşmak almak için ilgili sayfayı ziyaret edebilirsiniz.
ANAHTAR TAHMİNLER
Hipotez testi sırasında, doğru olmasına ve reddedilmemesi gerekmesine rağmen sıfır hipotezi reddedildiğinde tip I hatası oluşur.
Sıfır hipotezi, test edilen öğe ile test sırasında uygulanan uyaranlar arasında hiçbir neden-sonuç ilişkisi olmadığını varsayar.
Bir tip I hatası, sıfır hipotezinin yanlış bir şekilde reddedilmesine yol açan bir “yanlış pozitiftir”.
Tip I Hatayı Anlamak
Hipotez testi, örnek verileri kullanarak bir varsayımı test etme sürecidir. Test, varsayım veya hipotezin test edilen veriler tarafından desteklendiğine dair kanıt sağlamak için tasarlanmıştır. Sıfır hipotezi, hipotezde dikkate alınan iki veri seti, değişken veya popülasyon arasında istatistiksel bir anlam veya etki olmadığı inancıdır. Tipik olarak, bir araştırmacı sıfır hipotezini çürütmeye çalışır.
Örneğin, sıfır hipotezinin bir yatırım stratejisinin S&P 500 gibi bir piyasa endeksinden daha iyi performans göstermediğini belirttiğini varsayalım. strateji S&P’den daha yüksek bir seviyede gerçekleştirildi. Test sonuçları, stratejinin endeksten daha yüksek bir oranda çalıştığını gösterirse, sıfır hipotezi reddedilecektir.
Bu koşul “n=0” olarak gösterilir. Test yapıldığında sonuç, deneğe uygulanan uyaranların bir tepkiye neden olduğunu gösteriyorsa, uyaranların deneği etkilemediğini belirten boş hipotezin de reddedilmesi gerekir.
İdeal olarak, bir sıfır hipotezi, doğru olduğu tespit edilirse asla reddedilmemeli ve yanlış olduğu tespit edilirse her zaman reddedilmelidir. Ancak, hataların meydana gelebileceği durumlar vardır.
Yanlış Pozitif Tip I Hatası
Bazen, test konusu, uyaranlar ve sonuç arasında hiçbir ilişki olmadığına dair boş hipotezi reddetmek yanlış olabilir. Uyaranlardan başka bir şey testin sonucuna neden oluyorsa, “yanlış pozitif” bir sonuca neden olabilir; bu durumda, uyaranların deneğe etki ettiği, ancak sonucun şans eseri olduğu ortaya çıkar. Sıfır hipotezinin yanlış bir şekilde reddedilmesine yol açan bu “yanlış pozitif”, tip I hatası olarak adlandırılır. Birinci tip hata, reddedilmemesi gereken bir fikri reddeder.
Tip I Hata Örnekleri
Örneğin, sanık bir suçlunun yargılanmasına bakalım. Sıfır hipotezi, kişinin masum olduğu, alternatifin ise suçlu olduğudur. Bu durumda bir tip I hatası, kişinin aslında masum olmasına rağmen masum bulunmadığı ve hapse gönderildiği anlamına gelir.
Tıbbi testlerde, bir tip I hatası, bir hastalık için yapılan tedavinin, aslında öyle olmadığı halde, hastalığın şiddetini azaltma etkisine sahipmiş gibi görünmesine neden olur. Yeni bir ilaç test edilirken, sıfır hipotezi, ilacın hastalığın ilerlemesini etkilemediği olacaktır. Diyelim ki bir laboratuvar yeni bir kanser ilacı araştırıyor. Sıfır hipotezleri, ilacın kanser hücrelerinin büyüme oranını etkilemediği olabilir.
İlacı kanser hücrelerine uyguladıktan sonra kanser hücrelerinin büyümesi durur. Bu, araştırmacıların, ilacın hiçbir etkisinin olmayacağı yönündeki boş hipotezlerini reddetmelerine neden olur. İlaç büyümenin durmasına neden olduysa, bu durumda sıfırın reddedilmesi sonucu doğru olacaktır. Bununla birlikte, test sırasında verilen ilaç yerine başka bir şey büyümenin durmasına neden olduysa, bu, sıfır hipotezinin yanlış reddedilmesine (yani, bir tip I hatası) bir örnek olacaktır.